nihan kaya

ile

yazma cesareti

Edebiyat-Psikoloji İlişkisi, Sanatsal Enerji...

"Kainat, atomlardan değil, hikâyelerden meydana gelmiştir."

                                                                                                                      Muriel Rukeyser

 

4 haftalık atölye 

25 Ocak Perşembe 2018 15:00 - 17:00 

Her şey ama her şey bir hikâyedir. Her cümle bir hikâyedir. "Bir adam bir evin önünden geçti" derseniz bu bir hikâyedir.

"Bir adam kırmızı bir evin önünden geçti" derseniz bu başka bir hikâyedir. "Kırmızı", bir hikayedir çünkü. Her sözcük bir hikayedir.

Hayatla kurduğumuz ilişkiyi, sözcüklerle kurduğumuz ilişki belirler. Tanpınar'ın deyişiyle, "Önce sözcükleri öğreniriz; sonra birer birer manalarını" ve hayata dair öğrendiğimiz her şey, bir sözcüğün (dikey) anlamını yeniden, yeniden, giderek derinleşerek keşfetmek demektir.

Hikayelerle çevrili bir hayat süreriz ve kendi hayat hikayemizi kurmak, kuşatıldığımız hikayelere farkındalığımıza bağlıdır.

Kurmaca bu yüzden bize muhteşem olanaklar sağlar. Bir filmin hikayesi, bir romanın hikayesi, bir öykünün hikayesi, kendi hikayemizi yaratmamıza, kendimizle irtibat kurmamıza yardımcı olur.

 

Bu atölyede, yaratıcılığın, edebiyatın, öykü türünün ve roman türünün temel özelliklerini tartışırken, bir yandan, kendimize ait bir metin yaratmanın dinamiklerini de ele alacağız. Her katılımcı atölyeyi bir metin yazmış olarak tamamlayacak.

1. Oturum: Kurmacanın Hikâyesi

Hikâye ve öykü arasındaki fark

Hikâye ve kurmaca arasındaki fark

Bir metni "edebiyat" yapan nedir? Edebiyat metniyle sıradan bir metni nasıl ayırabiliriz?

Yaratıcı insanların ortak özellikleri nelerdir? Yaratıcılık nedir ve ne değildir?

İçimizdeki yaratıcı enerjiyi nasıl açığa çıkarabiliriz?

Hayat neden hiç kimsenin yazmasını ve yaratmasını istemez?

Tüm engellere rağmen yaratıcı olabilmek nasıl mümkün olabilir?

Neden bütün sanat eserleri aykırıdır?

Sanat ve edebiyat, aykırı kalırken uzlaşmayı aynı anda nasıl sağlayabilir?

2. Oturum: Öykünün Hikâyesi

Katherine Mansfield'in "Bebek Evi" öyküsünün incelenmesi

Edebiyat ve psikoloji ilişkisi

Yazarlar neden hep çok acı çekmiş insanlardır?

Acı ve sanatsal yaratıcılık arasında nasıl bir ilişki vardır? Acılarımızı nasıl yaratıcı yönde bir dürtü olarak kullanabiliriz?

Acı, yaratıcılıkta ne zaman yardımcı, ne zaman engelleyici unsurdur?

Acıyı dönüştürme yolları nelerdir ve edebiyat bu konuda bize nasıl yardımcı olabilir?

Biçim ve içerik neden ayrıştırılamaz?

Yaratıcılık ilham ve disiplin arasında nasıl bir yerde durur?

Sanat eserinin, bileşenlerinin toplamından öteye gitmesi nasıl mümkün olur?

 (Katılımcılara, “Bebek Evi” öyküsünün Türkçe çevirisi önceden gönderilecektir.)

3. Oturum: Romanın Hikayesi

Mary Shelley'nin Frankenstein romanının incelenmesi

Yazmak ve yaşamak neden uzlaşmaz?

Okumak nasıl bir yazma biçimi ve yazmak nasıl bir okuma biçimidir?

Yazarların hayatına baktığımızda nasıl ortak özellikler görüyoruz?

Varoluşun en güçlü duyulduğu yerin yaratıcılık olmasının sebebi nedir?

Ölüm bilincinin yaşama anlam vermesinin sebepleri nelerdir?

Yaratıcılık, hayat ve ölüm arasında nasıl bir dengede meydana gelir?

Dahi çocukların sadece yüzde onunun büyüdüklerinde kayda değer bir eser ortaya çıkarmasının nedeni nedir?

4. Oturum: Kendi Hikâyemiz

Doğduğumuzda, bizim için yazılmış hikâye çoktan bellidir.

Kendi hikâyemizi yaratmak, neden o hikâyeden çıkabildiğimiz ölçüde gerçekleşir? Kendi hikâyemizi nasıl yaratabiliriz?

Günlük hayatta kendi hikâyemizi yaratmakla sanatsal hikâye (kurmaca) yaratmak arasında nasıl bir ilişki vardır?

Hayatla uyumlu kalarak sanatçı olmak mümkün müdür?

Gerçek benlik (true self) ve sahte benlik (false self) arasında nasıl bir ilişki vardır?

Neden her birimiz sahte benliğe de sahip olduğumuz halde sadece gerçek benliğimizle yaratıcı olabiliriz?

O halde sahte benlik neden gereklidir; yaratıcılıktaki payı nedir?

         

Katılım Ücreti:  400 TL. / Öğrenci: 350 TL (Sıcak içecek ve ikramlar dahil)

Ön Kayıt;  Seminer  ücretinin %50'sinin aşağıdaki banka hesabına ödendiği ve tarafımıza bildirildiği takdirde yapılacaktır.

 

 

 

Detay & İletişim: 0532 4244904 - 0532 3976587

 

 

 

  

 

NİHAN KAYA

 

    

  

Türkçede on iki kitabı olan Nihan Kaya, kurmaca eserleri kadar edebiyat, psikoloji ve estetik teori üzerine yazdıklarıyla da biliniyor. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Edebiyatı mezunu. İngiltere'de, University of Essex, Centre for Psychoanalytic Studies’te Psikanaliz üzerine yüksek lisans yaptı. King's College London'da yazdığı doktora tezini Yazma Cesareti: Acının Yaratıcılığa Dönüşümü (2013) adıyla kitaplaştırdı. 2005’ten bu yana, edebiyat ve psikoloji alanlarında Avrupa ve Amerika’nın değişik yerlerinde konferans tebliğleri sundu, konuşmalar yaptı. Çatı Katı kitabı 2004’te Türkiye Yazarlar Birliği ödülü aldı. İngiltere’de Routledge Yayınlarından çıkan Dreaming the Myth Onwards: Revisioning Jungian Therapy and Thought (2008) ve The Blazing Sublime: Thresholds and Pathways between Jung and Lacan (2019) kitaplarının ortak yazarlarından. MEF Üniversitesi Psikoloji bölümünde Psychoanalysis and Literature I (Psikanaliz ve Edebiyat I) ve Psychoanalysis and Literature II (Psikanaliz ve Edebiyat II) derslerini veriyor. Ayrıca, başta Ayrıntı Akademi olmak üzere değişik yerlerde edebiyat, psikoloji, yaratıcılık gibi alanlarda atölyeler ve seminerler yürütmekte.

 

Twitter @nihanka

Instagram @nihanka7

 

Romanları: 

Kırgınlık (2017), Kar ve İnci (2016), Disparöni ya da Yaşama Korkusu (2008), Buğu (2006), Gizli Özne (2003)

Öykü kitapları: 

Ama Sizden Değilim (2012), Çatı Katı (2004)

İnceleme kitapları: 

Yazma Cesareti: Acının Yaratıcılığa Dönüşümü (2013), Fildişi Kuyu: Psikanalitik Edebiyat Eleştirisi ve Kadın (2011)

 

Diğer:

İyi Aile Yoktur (2018), İyi Toplum Yoktur: Günlük Hayatta Toplumun Bireyi İstismar Biçimleri (2019), Bütün Çocuklar İyidir (2019)

 

Güncellemeler için Abone Olun

05323976587 - 05324244904

Yenigün Sokak   Yenigün Apt. No:13/1 Kuzguncuk - İSTANBUL

© 2023 by  THE PUB. Proudly created with Wix.com